Software³ Manifestosu
Yapay zeka alanındaki gelişmelerle birlikte bugün artık düne oranla daha farklı bir yazılım geliştirme dünyasının içerisindeyiz.
Çoğumuz geleceği kestiremiyor, mesleki anlamda nasıl geçerliliğimizi yitirmeyeceğimizi, neye yatırım yapacağımızı bilemez haldeyiz.
Birçok insanın bunu tartıştığını, bazılarımızın felaket senaryoları oluşturduğunu, bazılarımızın henüz o noktada olmadığımızı iddia ettiğini gözlemliyorum. Bana kalırsa bunu okumak imkansız, yine de bir değişim dönemi içinde bulunduğumuz aşikar.
Bunu ilk tartışmaya başladığımızda durumumuzu Nuh Tufanı'na benzetmiştim. Kaçınılmaz bir fırtına varsa bir gemi inşa edip o fırtınada hayatta kalmaya çalışmakta fayda var.
Yalnızca bizim neslimiz değil, insanlık hayatı boyunca kestiremediği, öngöremediği dış etkenlerle, doğayla, savaşla, ekonomiyle başa çıktı. Endüstri devrimi, elektrik, elektronik, bilgisayar, internet v.b. ortaya çıkan teknolojiler dengeleri her daim değiştirdi.
Yazılımda da makine dilinden daha üst düzey dillere geçiş yazılım geliştirmeyi çok daha kolaylaştırdığı gibi, bugün üst düzey dillerden adeta doğal dillere geçtiğimiz günlerde yazılım geliştirmenin temelleri bir kez daha evrimleşiyor.
Bilgisayarları programlamak, onlarla ortaya bir şeyler koymak, teknolojiyi anlamak bana her zaman heyecan verdi. Buradan hareketle işin kontrol edemeyeceğim, "endişe verici" noktasını yok sayıp tamamen içinde bulunduğumuz yeni çağda keşfedeceklerime odaklanmanın daha yapıcı, daha makul olduğunu düşünüyorum.
Ben de bu "yapıcı" perspektiften bakıp, bu "Software 3.0" dünyasına bugüne kadar öğrendiğim yazılım zanaatını taşımak, gelişen araçların hem tarihine tanıklık etmek hem de onların bir kullanıcısı olmak için keşfe hazırım.
Bu nedenle bu dönemde toplulukla yaptığım her işte "Software³" ismini kullanıyorum. Oyun topluluklarında nasıl "klan"lar varsa, ben de birçok üretimimin yanında "Eser Özvataf | SW³" örneğindeki bu yeni dünyayı keşfederken ürettiğim, konuştuğum, buluştuğum her noktada Software³ vurgusunu eksik etmiyorum.